Dizide ağır abi Müzikalde ağır abla
Hatırla Sevgili'de, sağcı Yaşar'ı canlandıran Umut Kurt, Hisseli
Harikalar Kumpanyası'nda, kadın kılığında göbek atıp şarkı söyleyen
Cafer'i oynuyor..
Umut Kurt, son dönemin dikkat çeken genç oyuncularından biri.
Beynelminel'de canlandırdığı Haydar karakterinden sonra Hatırla
Sevgili'nin Yaşar'ı olarak karşımıza çıkan 26 yaşındaki oyuncu, son
olarak da Hisseli Harikalar Kumpanyası'nda seyirciyi gülmekten kırıyor.
Hatırla Sevgili'nin ağır abisi, sağcıların önderi Yaşar'ı, müzikalde
kadın kılığında göbek atıp şarkı söyleyen Cafer kılığında karşısında
gören seyirci gözlerine inanamıyor. Aynı zamanda BKM Mutfak'ta
oyunculuğa devam eden Umut Kurt'la sağ sol meselelerini ve
canlandırdığı karakterleri konuştuk.
- Hatırla Sevgili'deki Yaşar karakterinden sonra karşımıza Hisseli
Harikalar Kumpayası'nın Caferi olarak çıktınız ve hepimizi çok
şaşırttınız...
- Biz bir karakteri canlandırırken seyirciye, o karaktere çok yakın
kişilermişiz gibi geliyoruz. Halbuki öyle değil. Ben ne Yaşar gibi, ne
Cafer gibi, ne de Beynelminel'de canlandırdığım Haydar gibi bir adamım.
Biz oyunculuk eğitimi alırken Hamlet de oluyoruz, ceset de oluyoruz,
yerde duran bozuk para da. O kadar farklı şeyleri canlandırıyoruz ki,
birkaç farklı adamı canlandırmak bize o kadar da zor gelmiyor açıkçası.
- Müzikalin provalarına gelip giderken görünümünüz bıyıklı bir Yaşar'dı
sonuçta. Sonra da provalarda sarı peruğu takıp, bir kadını
oynuyordunuz. Ruh haliniz de değişiyor muydu bu durumda?
- Bu surata, bu kaşa peruk zaten komik duruyor. Bir de bıyık var
düşünsenize... Bir de sarı peruktu, çok komikti ya. Eğlenceliydi ama...
Şizofrenik, gel git bir durumdu tabii. Sabah ciddi, davası olan bir
adamı oynuyorsunuz, öğlen gidiyorsunuz şarkı söyleyip, göbek atan bir
kadın oluyorsunuz.
- Yaşar'dan sonra Cafer karakteriyle seyirciyi çok şaşırttığınızın farkında mısınız?
- Seyircinin şaşırmasına çok sevindim her şeyden önce. Çünkü bu işte ne
kadar şaşırtırsanız o kadar iyi oluyorsunuz. Seyirci şaşırınca fazla
fazla reaksiyon vermeye başladı, verdikleri reaksiyonlardan ben çok
motive oldum. Onlar beni, ben onları eğlendirdik gibi bir durum oluştu.
- Özellikle sahnede şarkı söyleyip kıvırttığınız, göbek attığınız bölüm
seyirciyi çok güldürüyor. Nasıl kıvrılır, popo sallanır gibi bir ders
aldınız mı?
- Çocukluğumdan beri spor yapıyorum. Okulda da akrobasiyle pandomim
dersleri aldım, sonuçta kıvrak bir adam oldum. Ne zaman bir kadın rolü
olsa "Sen gel, kıvraksın," diyorlar (gülüyor). İnsan olarak da
hareketli, eğlenceli bir halim var. Yani ders almama gerek kalmadı.
Sahnede komik oluyor galiba, ben de gülüyorum açıkçası.
- Sizin müzikalde oynadığınız Cafer karakterini daha önce çok iyi bir
tiyatrocu olarak tanınan Mehmet Ali Erbil oynamıştı. Rolü ondan
devralmak tedirgin etti mi sizi?
- Benim dışımda herkes tedirgin oldu (gülüyor). Meseleye öyle bakmamak
gerekiyor bence. Mesela Hamlet'i kimler oynamadı ki? Türkiye'de Müşfik
Kenter oynadı örneğin. Ama bu Türkiye'de Hamlet'in bir daha iyi
oynanamayacağı anlamına gelmez. Mehmet Ali Erbil bu rolü bir yere kadar
getirmiş, inşallah ben de daha ileriye götürebilirim. O kadar güzel
yazılmış bir rol var ki ortada, onu düşünmek varken neden "Mehmet Ali
Erbil kadar iyi oynayabilecek miyim?" diye düşüneyim ki.
- Beynelminel'deki Haydar bir devrimciyken, Hatırla Sevgili'nin Yaşar'ı
sağcıların temsilcisi. Yani Haydar ile Yaşar görüş olarak birbirine çok
zıt iki karakter...
- Bir dönem "Benim düşüncem en doğru, bundan daha doğrusu yok," diyor
ve diğerlerinin neden bu doğruyu görmediklerini sorguluyorsunuz.
Aslında bu nasıl yetiştiğinizle alakalı. Oğullar hep babalarının
yaptığını yapar. Belki benim babam farklı düşünseydi, ben de bugün
farklı düşünen bir adam olurdum. Haydar'ın babası solcuymuş, Yaşar'ın
babası sağcıymış, belli. Ama ikisi de çok temiz ve inançları uğruna
ölebilecek insanlar. Biri çok saf, biri yaptığı her şeyin farkında.
Biri körü körüne her şeyin peşinden gidebilir, diğeri ise gidenleri
geri getirebilir. Ama ikisini karşı karşıya getirseydik kesin kavga
çıkardı (gülüyor).
- Ama siz Yaşar karakterine daha sempatiyle bakıyorsunuz anladığım kadarıyla...
- Aslında sempatiyle bakmaktan ziyade Yaşar'ı adam olarak seviyorum.
Çünkü doğru bir adam. Benim karşıma böyle bir sağcı çıksa severim yani.
Çünkü inancı var ve inancını doğru tatbik ediyor, "Kavga ederek olmaz
arkadaşlar, kaba kuvvetle hiçbir şey çözemeyiz," diyor. Aslında o
günden bugüne laf atıyor.
- Yaşar'ı sevseniz de politik olarak Haydar'a daha yakınsınız, değil mi?
- Politik olarak yakın olduğum karakter tabii ki Haydar. Zaten o yüzden
Haydar'ı oynamak zor benim için. Yaşar'a daha çok dışarıdan
bakabiliyorum, çünkü Yaşar'ın yaşadığı hayatı ben yaşamadım ama
Haydar'ınkine yakın bir hayat yaşadım. Ve bu bende bir sendrom
oluşturdu. Eğer o işin içine girdiyseniz, devrimci olamamak bir
problemdir çünkü.
- Yaşar karakteri sayesinde ilk defa sağ görüşlülerin sempatik, insancıl yönlerinin de gösterilmeye başlandığı söyleniyor...
- Evet, bence ilk defa Türk sinemasında böyle bir karakter çok iyi
gösteriliyor. Yani inançlarıyla, hayata bakışıyla, tavrıyla, tarzıyla,
her şeyiyle tam anlamıyla gösteriliyor. Çünkü bugüne kadar, gerek
68'de, gerekse 70'lerde her şeyi, darbeyi yapanlar sağcılar gibi
gösterilmiş. Solcular da baskıya uğrayan, yok edilen kısım gibi
aktarılmış, o yüzden hep onların hikâyesi anlatılmış.
- Yani sinemada solcuların kayrıldığını mı düşünüyorsunuz?
- Kayırmak diye bir şey yok. Zaten o dönemi anlatan kaç tane film var
ki? Ama olanların tamamı sol kesim için yapılmış gibi. Hatırla Sevgili
bunu eşitliyor bence. "Tamam solcular çok çekti ama sağcıların arasında
da acı çekenler var," diyor.
- Bir yandan da dizide solcuların daha sempatik gösterildiği söyleniyor...
- Benim internetten okuduğum kadarıyla ise dizinin, sağcıları daha
inançlı, daha halka yakın, davalarını daha çok takip eden insanlar
olarak gösterirken, solcuları daha burjuvaya yakın, züppe, zengin, hep
aşk meşk davalarında gibi gösterdiği söyleniyor. Mesela benim babam
solcu ama "Ben Yaşar gibi bir adamdım, biz böyle züppe değildik,"
diyor. Ama önümüzdeki sezon, kötü şartlarda yaşayan solcular da
çıkacaktır. Aslında her iki türlü eleştirinin de olması dizinin
başarılı olduğunu gösteriyor bence